Ara

Tuba'nın Dünyası

Çağın bloğu

Ay

Ocak 2017

Kendi Gözünde Saygın İnsan

Kendi yaşamından sorumluluk alan biri yapmış olduğu seçimlerin altında yatan değerleri özümsemiştir. Onun için önemli olan, başkasının gözüne girmek değil, kendi gözünde saygısını kaybetmemektedir. 

Doğan cüceloğlunun her kitabını keyifle okuyor ve düşüncelerini oldukça örnek alıyorum. İyi bir ebeveyn eğitimi ile ilgili bir yazar arıyorsanız eğer Çocuk gelişimi üzerine kitaplarını şiddetle öneriyorum . Bu yazımda ise “kendi gözünde saygın insan” kısımlı Önerilerinden kendimce seçtiklerimi derlerdim . Okurlarıma sevgilerle …

Başkasının yönlendirmesi ve denetimiyle davranmayıp, kendi kendini yöneten insanın özellikleri şunlardır: 

1)Gönlünün muradını keşfetmiştir. 
2)Diğerlerinin danışmanlığından yararlanmak ister, ama sonunda kendisi karar verir ve verdiği karardan sorumluluk alır. 
3)İnançları, arzuları ve eylemleri birbirleriyle tutarlı bir bütünlük içindedir. 
4)İnsanları davranışlarından sorumlu tutar ama kendi işlediği hataların suçunu onlara atmaz. 
5)Başkalarının yaptıkları hataları ona yüklemesine izin vermez. 
6)Başkalarının eleştirilerini dinler, ama bu eleştirileri son hakikat olarak hemen kabul etmez. 
7)Kendini korur, kollar ve aynı zamanda gerekirse başkalarına da yardıma hazır olur. 

Kaynak: Doğan Cüceloğlu 

Psikoloji portalı 


Bugun ki yazım daha önce bloğumda hiç ele almadığım bir alandan geçiyor. Köşe yazarlığı yaptığım dönemlerde kişisel gelişim ve çocuk eğitimi  üzerine yazılarım olmuştu fakat farklı yerlerde okuyup harmanladığım bir yazı sunacağım. Günümüzün teknoloji bağımlılığı ve psikolojik tepkimeler … 25 buton halinde sıraladım ve okurken ne kadar doğru olduğu kanısına vardım.. sizlerinde yorum ve görüşlerini bekliyorum. Sevgiyle kalın . 

1. İnsanın kendi kendini gıdıklayabilmesi mümkün değil. Sadece bazı şizofren hastaları, kendi kendilerini gıdıklayabiliyor!
2. Dünyada psikologlar tarafından tanımlanan 400’ün üzerinde fobi türü var!
3. Beyin, sıkıcı insanlardan dinlediğiniz sıkıcı konuşmaları olduğu gibi KAYDETMİYOR! Onları daha ilginç hale getirerek yeniden yazıyor.
4. Yapılan bir araştırmaya göre, profil sayfalarına çok sayıda “selfie” yükleyen erkek kullanıcıların, psikopat ve narsistik kişilik bozukluğuna sahip olma olasılığı çok yüksek.
5. Dinlediğiniz müzik türü, dünyayı algılayış biçiminizi de etkiliyor.
6. “Aşık olmak” ile “Obsesif-kompulsif kişilik bozukluğuna sahip olmak” vücutta aynı biyokimyasal etkiyi yaratıyor.
7. Araştırmalara göre, parayı fiziksel olarak birşeylere “sahip olmak” için değil de, “deneyim kazanmak” için harcamak, insanı daha çok mutlu ediyor.
8. Son bulgulara göre, Fobiler aslında DNA aracılığıyla nesilden nesile aktarılan hatıralardan ibaret…
9. Daha önce “Yürüyen Ceset Sendromu” diye bir hastalık duymuş muydunuz? Bu ruhsal bozukluğa sahip olan hastalar; ölü olduklarını, etlerinin çürüdüğünü, organ ve kanlarının olmadığını düşünüyor!
10. Psikologların yaptığı incelemeye göre “internet trolleri” narsistik, psikopat ve sadistik kişilik özellikleri gösteriyor.
(Trol, internette insanları sinirlendirmek ya da münakaşa başlatmak için tohum ekmeye çalışan kişilere deniyor. Bu kişiler, internetteki sosyal ortamlara kasten provoke edici veya konu ile ilgisi olmayan mesajlar göndererek, duygusal tepkiler verdirtme veya başlığın konusunu dağıtma amacı güdüyor)
11. Televizyonların ve popüler kültürün hayatımıza girmesiyle ortaya çıkan bir diğer ruhsal bozukluk da “Truman sendromu”… Bu hastalığa yakalananlar, hayatlarının her aşamasının tıpkı filmdeki gibi gizlice kameraya kaydedilip televizyonda gösterildiğini zannediyor.
12. Bir şarkının “en sevdiğiniz şarkı” olmasının sebebi, onu hayatınızdaki “duygusal bir an” ile eşleştirmenizden ileri geliyor.
13. Yapılan araştırmalar, cahil insanların kendilerini mükemmel görmeye; zeki insanların ise yeteneklerini hafife almaya eğilimli olduğunu gösteriyor.
14. Paris sendromu, özellikle Japonların yakalandığı garip bir psikolojik rahatsızlık… Paris’e gelmeden önce şehirle ilgili büyük beklentileri olan kişiler, şehrin gerçek yüzüyle karşılaşınca depresyona giriyor.
15. Kudüs sendromu da yine literatüre geçen bir başka ilginç rahatsızlık. Kudüs’ü ziyaret eden hacı ve turistlerden bazıları, buradaki kutsal atmosfere kendilerini kaptırıp, büyük bir dini lider olduklarına inanmaya başlıyor. Daha da ileri gidip kendini Mesih, Hz İsa ya da Hz Musa zannedenip, Kızıldeniz’i yarmaya çalışanlar da var!
16. Doğuştan görme engelli olan kişiler, şizofreni hastalığına yakalanmıyor!
17. Cep telefonunu kaybetmenin, artık bir fobi olarak literatürde yer aldığını biliyor muydunuz? Nomofobi, cep telefonu ve bağlantısını kaybetme korkusu demek.
18. Birisine 20 saniyeden uzun süre sarıldığınızda, beyinde “sosyal bağlanma”dan sorumlu oksitosin hormonu salgılanıyor ve böylece bu kişinin size daha çok güvenmesini sağlıyorsunuz.
19. İnsanlar fiziksel açıdan yorgun olduğunda, dürüst olmaya daha eğilimliler. Bu nedenle gece geç saatte yapılan konuşmalarda, itiraflar daha sık oluyor.
20. Farklı coğrafyalarda yaşayıp farklı dilleri konuşsa da, yeryüzünde yaşayan tüm insanlar şu 6 duygu için aynı yüz ifadesi ve mimikleri kullanıyor: mutluluk, öfke, üzüntü, korku, şaşırma ve iğrenme.
21. Reddedilmek, beyin tarafından fiziksel bir acı olarak algılanıyor.
22. Hedeflerinizi her zaman kendinize saklayın! Çünkü yapılan bir araştırmaya göre, hedeflerinizi başkalarına ilan ettiğinizde, onları gerçekleştirme ihtimaliniz düşüyor.

23. Sevdiğiniz birini gördüğünüz zaman, gözbebekleriniz büyüyor. Anı şey, nefret ettiğiniz birini gördüğünüzde de geçerli..

24. Bugün liseye giden sıradan bir öğrenci, 1950’lerde psikiyatrik tedavi gören ortalama bir hasta ile aynı kaygı seviyesine sahip!

25. Günümüzde araştırmacılar arasında internet bağımlılığının da artık bir akıl hastalığı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hakkında devam eden bir tartışma var.

Kahve çekirdeği kurabiyesi

Kahvenizle çayınızla atıştırmalık olarakta tüketebileceğiniz oldukça gevrek ve bitter severler için eşsiz bir lezzet geliyor.

Malzemeler:

1 adet yumurta

125 gr tereyağı (oda ısısında)

1 su bardağı pudra şekeri

Yarım su bardağı nişasta

2 tepeleme tatlı kaşığı neskafe (1 yemek kaşığı sıcak suda eritin)

2 tepeleme tatlı kaşığı kakao

3,5 su bardağı un (yaklaşık)

1 tatlı kaşığı kabartma tozu

1 tatlı kaşığı vanilya

 Yapılışı

Öncelikle yumurta, tereyağı, pudra şekeri, nişasta, kakao ve kahveyi katıp yoğuruyoruz.ardından un, kabartma tozu ve vanilya katıp tekrar yoğuruyoruz. Kıvama gelene kadar yoğurmaya devam ediyoruz.kıvama gelince yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine oval şekli verip aralıklarla diziyoruz. Kurabiyeleri çöp şiş, kürdan yada bıçağın arka kısmıyla derin çizikler atıyoruz. Resimlerde görüldüğü gibi olacak. Önceden ısıtılmış 180 derecede fırında pişiriyoruz. Afiyet olsın

 Enerji ve sağlık deposu special Kek’im

 

Her evde kolaylıkla yapılabilecek pratik lezzet ve enerji dolu  kış çaylarınıza kahvelerinize eşlik ve size mutluluk verecek bir kek tarifi geliyor. 

Malzemeler:

3 yumurta

1 su bardağı esmer şeker

1 büyük bardak süt 

Yarım su bardağı fındık yağı

1 su bardağı ceviz

1 su bardağı çekirdeksiz kuru üzüm 

1 yemek kaşığı tarçın 

2 yemek kaşığı portakal kabuğu

Vanilya 

Kabartma tozu 

2 su bardağı elenmiş un

Yapılışı:

Yumurta ve şekerlerimizi çırparken fırınımızı 170 derece ısıya ayarlayıp karıştırma işlemine devam ediyoruz. Üzerine süt ve yağı ekleyip portakal kabuklarını rendeledikten sonra karışımın üzerine döküyoruz. Kalan malzemeleri birer birer ekleyip unlanıp ve yağlanmış fırın kabımımıza eşit miktarda dökelim . Üzeri kızarsan kadar pişirmek yeterli olacaktır. Afiyet olsın 😉

Simit tadında Poğaça

Haftasonu kahvaltılarınızda star olmaya aday bir tarif daha o halde hemen yapım aşamasına 😉 

Malzemeler:

2 su bardağı süt

1 su bardağı sıvıyağ

1 paket kuru veyahut yaş maya

2 yemek kaşığı toz şeker

1 çay kaşığı tuz

1 kase susam

1 yumurta sarısı 

2 yemek kaşığı pekmez 

Aldığı kadar un

İç harcı için:

Yağlı köy peyniri 

Yapılışı:

Cezvede ılıttığımız sütü maya,şeker ve tuzu ekleyip 15 dk bekletelim. Köpüren harcı geniş çaplı bi kaba alıp sıvıyağ ve unu ekleyerek cıvık bir hamur elde ediyoruz . 1 saat sıcak bi ortamda beklettikten sonra ufak toplar halinde hamuru koparıp yağladığımız elimizle şekil verip içlerine peynirleri yerleştirip kapatıyoruz. Üzerlerine  yumurta sarısı az sıvıyağ ve pekmez karışımını güzelce sürüyoruz ardından susamlara batırıp tekrar fırın tepsisine diziyoruz .200 derece fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz . Afiyetle 


WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑