Ara

Tuba'nın Dünyası

Çağın bloğu

Ay

Temmuz 2014

Melisa Çay’ı Nasıl yapılır ve nelere faydalıdır?

image

Melisa çayı faydaları nelerdir? Melisa bitkisi, sinir sistemini gevşetici veUyku proplemlerinde rahatlatıcı etkiye sahiptir.Latince adı Melissa officinalis olan ve Oğulotu olarak da bilinen melisa hafif depresyonda, sinirsel kökenli çarpıntılarda kullanılmaktadır. Merkezi sinir sistemini yatırştırıcı özelliği vardır.

MELİSA ÇAYININ YAPILIŞI : Kuru melisa yapraklarının üzerine kyanar su döktükten sonra, 5-10 dak demlenmesini bekleyin. İçine 1 tatlı kaşığı bal ilave ederek için.

MELİSA ÇAYININ FAYDALARI ;

    *Yapraklar yatıştırıcı etkiye sahiptir.

    * Mide problemlerine iyi gelir. Midedeki gazı söker.

    * Terlemeyi sağlar ve antiseptiktir.

    *Hafızayı güçlendirir.

    *Baş dönmesi ve kulak çınlaması gibi şikayetleri keser.

    *Hazımsızlık, baş ağrısı ve migrende de faydalıdır.

    *Huzursuzluk ve sıkıntıları giderir.

Melisa Faydaları

Huzursuzluk ve sinirlilik içinde olanlar, uyumada sorunlar yaşayanlar ve işlevsel kalp rahatsızlıkları olanlara öncelikle tavsiye ediliyor.Savunma gücünü artırıcı etkisi nedeniyle Grip ve soğuk algınlığına karşı da kullanılabilir.Yaprakları hafif hoş limonsu kokulu otsu bir bitki olan melisa psikolojik sorunların neden olduğu sıkıntı verici düşünceleri zihinden uzaklaştırmada doğal bir yardımcıdır.

Sıkıntı ve Stres içindeyken içilecek melisa çayı rahatlatır.Melisa çayının kasları gevşetici etkisi vardır.Sindirim sistemiyle ilgili olan sorunlarda, mide spazmında yararlıdır.Depresyon ve korkudan kaynaklanan sindirim sorunlarında kullanabilir.Almanyadaki Sağlık Bakanlığının bitkisel preparatların hazırlanması ve ruhsatlandırılmasından sorumlu olan E komisyonu melisanın uykusuzluk ve hazımsızlık için kullanımına izin vermiştir.

Buhariye (Çevirme Pilav) Suudi Usulü

image

image

Renkli sunumlarda renkli İnsanlar gibi eşsiz olur bilirsiniz 🙂 Konuklarınıza kendilerini Özel hissetirecek bir tarif ve sunum daha! Hadi bu eseri gerçekleştirmek için daha ne bekliyoruz 😉

Malzemeler:
2 kg kuşbaşı azyağlı kuzu eti
300 gr havuç
100 gr soğan
500 gr pirinç
500 ml mısıryağı
200 gr kavrulmuş badem
2yemek kaşığı domates salçası
Alabildiğince tuz
Yenibahar
Karabiber

Yapılışı:
Kuzu etlerimizi yüksek ateştd teflon bi tencerede haşlayıp kavuralım. Üzerine yuvarlark bir biçimde dogradığımız havuçları ve piyazlık doğranmış soğanlarımızı  domates salçamızı ekleyip kavurmaya devam edelim. Sıcak tuzlu suda beklettiğimiz pirinçleri süzüp kavurduğumuz malzemelerin üzerine karabiber ve yenibahar baharatıyla karıştırarak ekleyelim. Üzerine geçebilecek kadar sıcak su ve tuz ekleyip pişmeye bırakalım. Demlenen yemeğimizin kapağını kaldırıp yuvarlak tam ortasına oturabilecek borcam veya boyutu uygun olabilecek bir sofrayı tencerinin kapak yerine yerleştirip havlu yardımı ile ters çevirip on dakika öylece bekletelim. Kaldırdığımız tencerenin altında duran eşsiz görüntünün şaşkınlığı içerisindesiniz değilmi hadi soyduğumuz bademleride üzerine serpiştirip servise hazırlayalım. Afiyet olsın 😉

Şef’in Salatası

image

Dibine kadar şapur şupur yiyebileceğiniz her türlü yemek çeşitlerine eşlik edebilecek Tuba’nın salatası hadi şimdi işin sırrı malzemelerimizi ve yapımını yazmaya 😉

Malzemeler:
Yarım kıvırcık marul
Yarım kırmızı lahana
1 domates
1 limon
200 gr haşlanmış mısır
2 yemek kaşığı nar ekşisi
3 yemek kaşığı zeytinyağı
İki tutam tuz

Yapılışı:
Marul tanelerimizi kase şeklinde kabımıza yerlestirelim. Lahanaları olabildiğince ince kıyıp limon, nar ekşisi, yağ ve tuz ile elimizle sosu yedirene kadar ayrı bir kapta yoğuralım. Düzgün bir biçimde soydugumuz domatesin kabuğunu kenara alıp ince ince doğrayıp marulun ortasına yerleştirelim. Üzerine sosta bekletilmiş kara lahanalari ekleyip orta kısmına mısırlarımızı ekleyelim. Ayırdığımız domates kabuğunu rulo şeklinde sarıp salatanin orta kısmına yerleştirelim ve servise hazır. Afiyet olsın 😉

İslim Kebabı (Kürdan Kebabı, Etli Patlıcan Bohçası)

image

Bir kg patlıcan
Yarım kg kuşbaşı et
İki orta boy soğan
İki yemek kaşığı salça
İki – üç yemek kaşığı sıvıyağ
İki – üç sivri biber
Bir – iki adet domates
Tuz, karabiber
Patlıcanları kızartmak için sıvıyağ
Kürdan

Yapılışı:
Patlıcanlar alaca soyulur ve uzunlamasına yarım santim kalınlığında kesilir. Yarım saat kadar acısı çıksın diye tuzlu suda bekletilir ve süzdürülür. Patlıcanlar iyice kuruduktan sonra kızgın yağda kızartılır.

Etler yıkanır, ocağa konulur ve yumuşayıncaya kadar pişirilir.  Pişen ve suyunu çeken etlere sıvıyağ ve yemeklik doğranan soğanlar eklenir. Soğanlar kavrulunca bir yemek kaşığı salça, tuz ve karabiber ilave edilerek beş – altı dakika daha pişirilir.

Patlıcanlardan iki tanesi alınarak çaprazlamasına birbiri üzerine konulur. Patlıcanların ortasına etli karışımdan konularak, patlıcan dilimleri birbirleri üzerine kapatılır.

Daha önce yıkanıp temizlenen domatesler ve biberler çok küçük olmayan parçalara ayrılır. Bir domates ve bir biber parçası kürdan yardımıyla etlerle doldurulup kapatılan patlıcanların ortasına yerleştirilir. Afiyet olsın 😉

Bütün patlıcanlara aynı işlem uygulanıp fırına dayanıklı bir kaba dizilirler. Diğer taraftan ocakta bir yemek kaşığı salça iki – üç bardak su ile kaynatılarak patlıcanların üzerine dökülür.

Önceden ısıtılmış 170 – 180 derecedeki fırında biberler ve domatesler kızarıncaya kadar pişirilir.  İslim (Kürdan) Kebabı yanında pilavla sunulabilir. 

Meylübe Tarifi (Mardin)

image

Malzemeler

Yarım kg kemikli kuzu eti, 2 su bardağı pirinç, 2 adet domates, 4-5 adet uzun patlıcan, 2 + 3/4 Su bardağı sıcak su (pilav için), 1 orta boy patates, 1 tane et bulyon, Tereyağı, Sıvı yağ, Karabiber (1 çay kaşığı) , yenibahar (yarım çay kaşığı), tuz, kırmızı pul biber, kimyon

Hazırlanışı

Saray gibi yuvalarımıza, padişah gibi eşimize, pırlanta gibi çocuklarımıza yakışacak güzellikte bir yemek. Hazırlık süreci uğraştırsa da, sonuç muhteşem. Ben yaptım ve çevremden aldığım övgüler beni bu yemeğe aşık etti. Siz de deneyin derim…

Etleri yıkayıp, üzerini geçecek kadar su ve tuz ile birlikte düdüklü tencerede yumuşayana kadar (30 dakika) pişiriyoruz.
Pirinci ayıkladıktan sonra, tuz ve sıcak su ile birlikte 20 dakika bekletiyoruz.
Patlıcanları alacalı soyduktan sonra, yarım cm kalınlığında, uzunlamasına kesiyoruz (her birinden 3-4 adet çıkıyor)
Kestiğimiz patlıcanları, kullanıncaya kadar tuzlu suda bekletiyoruz.
Tencerede sıvı yağ ile birlikte etleri kavuruyoruz
Kavrulan etlerin üzerine küçük doğranmış domatesleri ve baharatları koyup suyunu çekene kadar pişiriyoruz.
Bu arada patlıcanları hafifçe kızartıp, fazla yağını alması için kağıt havlu ile kuruluyoruz.
Ayrı bir tencerede de 2 yemek kaşığı sıvı yağda küp küp kestiğimiz patateslerimizi kavuruyoruz.
Şimdi sıra geldi pirincimize; yıkanmış ve sıcak suda beklemiş pirinci süzüyoruz. 2 kaşık tereyağıyle birlikte 2 dakika kavuruyoruz. İçine bulyonu ve tuzunu ilave edip güzelce karıştırdıktan sonra da ocaktan alıyoruz.

Hazırlıklar bitti; şimdi en son kısımdayız yani şekil verme. Teflon tencerenin dibinde uçları birleşecek ve kenarlarından sarkacak şekilde kızarttığımız patlıcanları yerleştiriyoruz. (Tencere çok yüksek olmasın)
Tencerenin dibindeki patlıcanların üzerine sırasıyla etleri, kavurduğumuz patatesi pirinci koyuyoruz.
Üzerini düzeltip patlıcanların sarkan kısımlarını pirincin üzerine sarıyoruz.
Kaynar suyu tencerenin kenarından döküp kısık ateşte, üstündeki pirinçler pişene kadar üstü kapalı olarak pişiriyoruz.
Ocaktan aldıktan sonra 15 dakika demlenmesi için üzerini açmadan bırakıyoruz.
Servis yapacağımız zaman altına geniş bir tabak koyarak ters çeviriyoruz. Üzerine ince kıyılmış maydanoz serpiştererek servise hazırlıyoruz. Muhteşem bir görüntü ve lezzet , gözünüz korkmasın biraz uğraştırıyor ama kesinlikle bu lezzete değer. Afiyet olsın 😉

Türk kahvesi nasıl yapılır ? Nasıl içilir?

image

Türk kahvesini nasıl yapmanız gerektiği şu anda elinizin altında. Türk kahvesinin iki önemli sırrı vardır. Çok iyi öğütülmüş olması ve demlendirilmiş olması. Bu lezzeti keşfetmeye ve Türk kahvesi yapımını öğrenmeye hazır olun. Kahve cezvede pişirilir ve fincanla içilir. Öncelikle bir cezve alın. Cezvenin boyutunu kaç kişilik kahve yapacağınızla ilgili olarak seçin. En fazla 6 kişi içecekse, 6 fincan doldurabilecek büyüklükte cezve kullanın. Cezvenin içine kişi başına bir fincan dolusu soğuk içme suyu koyun. Cezveye kişi başına 2 çay kaşığı kahve ekleyin. İsteğinize göre 1 yada 1,5 çay kaşığı olarak ta ayarlayabilirsiniz. Üzerine şeker ekleyin. Türk damak tadına göre alışılagelmiş 4 tatlılık düzeyi vardır; şekersiz, az şekerli – kişi başına 1 çay kaşığı, orta şekerli – kişi başına 2 çay kaşığı, çok şekerli – kişi başına 3 çay kaşığı. Eğer kahveyi içecek olan kişilerden bazıları az şekerli ve bazıları da çok şekerli isterlerse ayrı ayrı iki kez kahve pişirmeniz gerekir. Şeker eriyene kadar iyice karıştırın. Ocağı kısık ayarda yakın ve cezveyi üzerine koyun. Ocağın başından ayrılmayın ve dikkatinizi başka şeylere vermeyin, çünkü kahve çok çabuk kaynar ve taşar. Kahve kaynamaya başladığında, cezvenin kenarlarından köpükler kabarmaya başlar ve kahve hazır olduğunda köpükler cezvenin ortasına doğru yuvarlanırlar. Cezveyi ocaktan alın ve köpüklerin çökmesine izin verin. Karıştırmayın. Köpüklü kısmı bitinceye kadar kahvenin az bir miktarını sırayla tüm fincanlara dağıtın. İsteğe bağlı olarak geri kalan kahveyi ikinci kez hatta üçüncü kez kaynatabilirsiniz. Ardından geri kalan kahve ile fincanları doldurun. Doğru yapılmış ve dağıtılmış bir kahvede, her fincanın üzerinde köpük görülmelidir. Kıvamında bir Türk kahvesinin rengi açık kahverengi olmalıdır. Türk kahvesi çok sıcak ve yanında bir bardak su ile servis edilir. Kahve içilmeden önce bir yudum su alınır. Su, kahvenin lezzetini daha iyi alabilmeniz için ağzınızdaki tadı nötr duruma getirmenize yardımcı olur. Kahveyi içerken, fincanın dibinde kalan bir kısım olduğunu göreceksiniz. Bu bölümü de tüketmeniz gerekir. Tadını çıkarın.

Tuba’nın Kaburga Dolması (Mardin)

10543083_671052646318313_42823344_n

  • 4 kg kuzu kaburgası
  • yarım kilo kuzu eti
  • 500 gr pirinç pilavı
  • 250 gr kavrulmuş badem
  • 1 demet maydanoz
  • 250 ml mısır yağı
  • 150 gr yoğurt
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 4 yemek kaşığı tuz
  • 4 yemek kaşığı süt
  • 2 tatlı kaşığı karabiber
  • 2 tatlı kaşığı yenibahar
  • 1 streç folyo

Yapılışı:  Kuzu kaburgamızı süt, karabiber ve tuzla içini dışını marine edip buzdolabında  bekletelim. Teflon bir tencerede hafif kızaran yağda kuşbaşından küçük doğranmış etlerimizi kavuralım ardından yıkanmış pirinç pilavı, tuz, karabiber, yenibahar ve üzerini geçicek şekilde sıcak su ekleyip pişirmeye bırakalım. Marine ettiğimiz kuzu kaburganın etrafını iğne ve ip yardımı ile açık olan bölgeleri dikelim bir büyük servis kaşığı kadar açık yer bırakarak pirinç pilavını içine dolduralım doldurma işlemi bittikten sonra açık kalan ağzıda dikerek kapatalım. Yoğurt karabiber yağ domates salçası  ile tüm kaburgayı soslayalım . fırın tepsisine çaprazlama yaydığımız folyoların tam ortasına yerleştirelim hava almayacak şekilde folyoyla kaplayalım.  Taş fırına gonderip 2 ve 3 saat isteğe göre pişirilir. Bıçak yardımı ile ortadan  böldüğümüz kaburgayı ince kıyılmış maydanoz ve kavrulmuş badem eşliğinde servis edebiliriz. Afiyet olsın 😉

Selam Dünya

Uzun zamandan beri yazmak ve blog sayfamı siz değerli okuyucularımıza en iyi şekilde sunmak  için engin ve kapsamlı zamana erişebildim sonunda 🙂 günümüzde ihtiyacımız olan hersey bu blogda .. sevgiyle kalın

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑